Şiir ve Edebiyat Sanatı
Yardımcı sayfalar - 2
Şiirde Ahenk
Şiirde Ahenk Unsurları ve Madencilik Şiirlerinde Kullanım Örnekleri

          Şiirin okuyucu cezbetmesi için belli bir ahenk içinde olması gerekmektedir. Şiirde ahenk, ses akışı, söyleyiş biçimi, ritim, ölçü ve her türlü ses benzerliği ile oluşur. Bunun yanı sıra şiirde ahengi sağlamak için şairin duyguları ve yeteneği de oldukça önemlidir.

 

  1. Ölçü

        Şiirin dizelerindeki hecelerin sayısına, yapısına ve durağına bağlı denklik durumuna ölçü (vezin) denir. Türk edebiyatında hece ve aruz ölçüsü kullanılmaktadır. Hece ölçüsü halk edebiyatı ile özdeşleştirilmişken, aruz ölçüsü divan edebiyatında karşımıza çıkmaktadır.

Madencilik konulu şiirler genellikle Milli Edebiyat Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi’nde karşımıza çıkmıştır. İşçi sınıfının şiire konu olmasıyla görmeye başladığımız şiirlerde ölçü olarak hece ölçüsü tercih edilmiştir. Toplumun işçi sınıfına hitap ettiği için aruz gibi anlaşılması zor ölçü birimleri kullanılmamıştır.   

“Yüz karası değil, kömür karası
Böyle kazanılır ekmek parası”       Orhan Veli

Örneğin Orhan Veli’nin bu şiirinde 11’li hece ölçüsü kullanılmıştır. (6+5)

  2. Kafiye

        Şiirde ahengi sağlayan bir diğer unsur kafiyedir. Mısraların sonunda yer alan ve okunuş ile yazılışları aynı olan kelime veya eklere kafiye denir. Benzer ses ve kelimelerin sayısına ve durumuna göre yarım kafiye, tam kafiye, zengin kafiye, tunç kafiye, cinaslı kafiye olarak farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır.

 

Madencilik konulu şiirler genellikle halk edebiyatında karşımıza çıkmaktadır. Kafiye kullanımında genel bir yargıya varmak mümkün değilken sıklıkla yarım kafiye kullanımına şahit olmaktayız. Tabi ki bu durum diğer kafiye türlerinin kullanılmıyor veya kullanılamaz olduğu anlamına gelmemektedir. 

 

“Bu şiir kömür kokar
Bu şiirde ölüm iki kaş arasıdır
Bu şiirde insanlar
Birbirinin nefesiyle yaşarlar”        İlhan Berk

Yarım kafiye tercih edilmiştir.

 

  3. Kelime Tekrarları

        Şiirde ahengi sağlamak için çoğu zaman tekrardan faydalanılır. Bu tekrar bazen ünlü bir harfin tekrarı iken (asonans), bazen ünsüz harflerin tekrarı (aliterasyon), bazen de bütün kelimenin tekrarından oluşur. Birbirinin peşi sıra gelen ses veya sözcükler okuyucuda ayrı bir duygu bırakır. Şiiri içselleştirmesini sağlar.

 

Genellikle hüzünlü ve anlaşılma isteği ile yazılmış madencilik konulu şiirlerde ses ve kelime tekrarına sıkça rastlamaktayız. Bu tekrarlar genellikle ağıt, haykırış gibi duyguları pekiştirmek için kullanılır.

 

“Maden ocağının dibinde

Hava yok, ışık yok

Maden ocağının dibinde

Besin yok, karın yok,

Oğlun bile yok,

Bir sen varsın direnen.”       Cem Karaca

 

“Yok” kelimesi tekrara düşürülerek hem anlam pekiştirilmiş hem de sözlü olarak ritim sağlanmıştır.

 

        Modern hayatın gelişmesi ve işçi sınıfının çoğalması ile, halkın içinden konular çok geçmeden edebiyatın konusu da olmuştur. Bazen bir pamuk işçisinin derdi, bazen tütün fabrikasında çalışan kişinin umudu, bazen ise bizim vurguladığımız gibi maden çalışanlarının hayatı.

        Her bir kelime dizelere dökülürken duygularla harmanlandı ancak edebiyat ile pişmiştir. Edebi açıdan ahenk ve ritim üzerine düşünürken yine de yazıldığı hisleri unutmamakta da fayda var.